Ana Sayfa

LİSANS - ÖNLİSANS ADAY ÖĞRENCİ

I. Ulusal İç Mimarlık Eleştirel Yaklaşımlar Sempozyumu

Her yıl, yılda bir kere düzenlenmesi planlanan Ulusal İç Mimarlık Eleştirel Yaklaşımlar Sempozyumu, İç Mimarlık disiplinini odağına alarak disiplinlerarası ve disiplinleraşırı bir araştırma ve tartışma ortamına alan açmayı amaçlar.

Sempozyum, omurgasını oluşturan eleştirel yaklaşım kavramını “ana akım ve yerleşik teorik / pratik yaklaşımların dışında ya da kıyısında kalan ve bir tavır olarak bunu seçen üretim biçimleri” olarak tanımlar.

Sempozyumun çerçevesi iç mimarlık, mimarlık, endüstriyel ürün tasarımı başta olmak üzere tasarım ve mekan olgusunu (yeniden) üreten önerilerle her yıl genişlemeye açıktır ve bir başlangıç olarak aşağıdaki beş eleştirel tasarım yaklaşımı ile belirlenmiştir:

  • Ekolojik Tasarım: Sürdürülebilirlik, ileri dönüşüm - geri dönüşüm (upcycle - recycle), iklim krizi...
  • İnsan merkezci olmayan Tasarım: İnsan sonrası (posthuman - posthumous - metahuman), hayvan çalışmaları, antroposen çalışmaları...
  • Kar Amacı Gütmeyen Tasarım: Sivil toplum, yatay örgütlenmeler, aracısız oluşumlar
  • Kültürel Çalışmalar ve Tasarım: Toplumsal cinsiyet çalışmaları (feminist - queer), dezavantajlı gruplar (göçmen, sığınmacı, bedensel engelli, tek ebeveyn aile, azınlık, evsiz, yoksul ve daha fazlası)
  • Arada / Aşırı Tasarım: Disiplinlerarası ve/veya disiplinleraşırı çalışmalar, sanat - bilim - teknoloji - tasarım arakesiti
  • Tasarımcısız - "Alaylı" Tasarım: Kendiliğindenlik, üreten özne yerine ürün odaklı, konvansiyonel - akademik eğitim dışı eğitim ve tecrübeyle tasarım

Tema: Ölçekler Arası Mekan ve Tasarım

11-13 Mayıs 2022 tarihleri arasında Online olarak gerçekleşecek olan I. ULUSAL İÇ MİMARLIK ELEŞTİREL YAKLAŞIMLAR SEMPOZYUMU, birinci yılında “Ölçekler Arası Mekan ve Tasarım” teması ile başlıyor ve bu tema ile ilişkilenen bildiri, sanat işi ve eleştiri yazılarının katılımı için bir çağrı yapıyor.

Mekana hem bir somut üretim hem de bir temsil meselesi olarak yaklaşmayı öneren sempozyum temasında, mekan sınırlarla ifade edilen sınırsızlığın temsilidir. Mekan tanımlı bir alanı ifade ederken, aynı zamanda algı sınırları ile belirlenir. Bu nedenle bir mekanı tanımlarken algıladığımız ölçüde boyutlara dönüştürmeye çalışırız. Farklı ölçekler arası mekanlar, fiziksel çevrede algıyı etkilerken aynı zamanda kullanıcı (user/agent) - mekan ilişkisinin en temel belirleyicisi olarak tanımlanırlar. Böyle bir ilişki, ölçeği yalnızca nicel bir tanımlama olmaktan çıkararak, niteliksel olarak da ayırt edici bir araç haline dönüştürür.

Bu bağlamda boyutsal farklılıkların tanımlı ve algılanabilir boyutlara indirgenmesi olarak ele alabileceğimiz ölçek kavramı, bir şeyin mevcut durumu (boyut, form, zaman…) ile temsil edilmeyeceği başka bir duruma dönüşmesini sağlayan araçtır ve bir şeyin ölçülebilir olabilmesi için seçilen belirli bir sistem içinde sabitlenmesidir.